Bel kayması tedavisinden önce, bel kayması nedir sorusunu cevaplayalım. Omurgamızı oluşturan omur kemikleri birbirleri üzerinde bir düzen içeresinde dizilirler. Normalde omurların ön ve arka kenarları, bir alt ve bir üst omurun kenarları ile aynı hizadadır. Omurlar birbirlerine, ön kısımda diskler, arka kısımda faset eklemler yardımı ile bağlanır. Bel kayması, bir omurun diğerinin üzerinde genellikle öne doğru yer değiştirmesidir. En sık nedenleri; yaşla birlikte gelişen disk ve faset eklem dejenerasyonu (yıpranma), geçirilen omurga ameliyatları ve travmadır. Bu kayma sonucunda, omurga kanalı daralır (omurga kanal daralması) ve içinden geçen omurilik ve sinirler sıkışır. Bu durum hastalarda, bel ve her iki bacakta ağrı, uyuşukluk ve yanma, yürümede güçlük gibi şikayetlere sebep olur.
Bel kayması, eğer kayan omurlar hareketliyse cerrahi ile tedavi edilmelidir. Bel kayması tedavisinde ameliyatın amacı, kayan iki omuru hareketsiz hale getirerek iki omurun birbirine kaynamasını (füzyon) sağlamaktır. Bazı hastalarda, bu kaynama kendiliğinden olur (spontan füzyon). Bu hastalar için böyle bir füzyon ameliyatına gerek yoktur. Ancak bel kayması, omurga kanalını daralttığı için bu hastalar, omurga kanal daralması olan hastalar gibi değerlendirilip, tedavi edilmelidirler. (omurga kanal daralması tedavisi)
Bel kayması ameliyatında amaç, kayan iki omuru hareketsiz hale getirerek iki omurun birbirine kaynamasını (füzyon) sağlamaktır. Bu kaynama, operasyondan sonra aylar içerisinde tamamlanmaktadır. Kaynamanın daha çabuk ve güçlü olması için kaymış olan hareketli omurları birbirine sabitlemek (fiksasyon) gerekir. Bunun için vida-rod, sistemi gibi birtakım farklı sistemler kullanılır (Spinal Enstrümantasyon). Bel kayması tedavisinde uygulanan bu operasyonun genel adı Spinal Enstrümantasyon ve Füzyon dur. Ancak çeşitleri vardır. Bunlar arasında en güçlü ve en hızlı füzyon sağlayan teknik, Transpediküler Fiksasyon ve İnterbody Füzyon dur. Açık olarak yapılan bel kayması ameliyatları son yıllarda kapalı olarak uygulanmaya başlamışır. Kliniğimiz, her iki teknikte de oldukça deneyimli bir ekibe sahiptir. Kapalı bel kayması ameliyatı hakkında detaylı bilgi ve üç boyutlu animasyon videomuz için lütfen tıklayın.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Bel kayması, bir omur kemiğinin altındaki omur kemiği üzerinde öne veya arkaya doğru yer değiştirmesidir. Tıpta “Spondilolistezis” olarak adlandırılan bu durum, omurganın dizilimini bozarak sinir kanallarının daralmasına ve omurga instabilitesine (gevşekliğine) yol açar.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: En tipik belirti, ayakta durmakla ve yürümekle artan, oturunca hafifleyen şiddetli bel ve kalça ağrısıdır. Ayrıca bacaklarda uyuşma, yanma, kramp hissi ve ilerlemiş vakalarda “ördekvari yürüyüş” dediğimiz denge bozuklukları görülür. Belde, kaymanın olduğu seviyede dışarıdan bakıldığında bir basamaklaşma hissedilebilir.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Nedenleri tipine göre değişir: Doğuştan gelen kemik zayıflıkları (displastik), yaşlanmaya bağlı eklem aşınmaları (dejeneratif), tekrarlayan streslere bağlı oluşan küçük kırıklar (istmik – özellikle sporcularda) veya şiddetli travmalar sonucu oluşabilir.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Evet, bel kaymasının en zorlayıcı belirtilerinden biri bacak ağrısıdır. Kayma gerçekleştikçe sinirlerin geçtiği kanal daralır ve sinir kökleri mekanik baskı altında kalır. Bu durum kalçadan topuğa kadar inen ağrı, siyatik benzeri şikayetler ve uyuşukluk yapar.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Tedavi, kaymanın derecesine ve hastanın şikayetlerine göre planlanır. Erken evrelerde istirahat, korse, fizik tedavi ve ağrı enjeksiyonları uygulanır. Ancak ilerleyici kaymalarda, şiddetli sinir basısında veya instabilite durumunda cerrahi olarak omurların sabitlenmesi (füzyon) en etkili çözümdür.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Ameliyatsız yöntemler ağrıyı dindirebilir ve hastanın yaşam kalitesini artırabilir, ancak yerinden kaymış bir kemiği ameliyatsız olarak eski yerine getirmek veya orada sabitlemek tıbben mümkün değildir. Ameliyatsız tedavi, kaymanın ilerlemesini durdurmaya ve semptomları yönetmeye yöneliktir.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Her bel kayması felçle sonuçlanmaz. Ancak kayma derecesi artan, sinir baskısı şiddetlenen ve buna rağmen tedavi edilmeyen vakalarda bacaklarda kalıcı güç kaybı, idrar kaçırma ve ciddi yürüme bozuklukları (kısmi felç tablosu) gelişebilir.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Hayır, yeni başlamış ve düşük dereceli (Grade 1) kaymalarda genellikle ameliyat ilk seçenek değildir. Bu evrede bel kaslarını güçlendirmek ve stabilizasyonu sağlamak için fizik tedavi ve yakın takip yeterli olabilmektedir.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Evet, bel kayması omurgadaki yük dağılımını bozduğu için o seviyedeki diskin üzerine aşırı yük binmesine neden olur. Bu da diskin hızla deforme olmasına ve bel fıtığının (disk hernisinin) oluşmasına veya mevcut fıtığın şiddetlenmesine yol açar.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Evet, ancak seçici davranılmalıdır. Omurgaya aşırı yük bindiren ağırlık kaldırma, sert temas sporları veya şiddetli geriye bükülme hareketlerinden kaçınılmalıdır. Pilates, kontrollü yoga ve doktor kontrolünde yapılan rehabilitasyon egzersizleri ise faydalıdır.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Yüzme, bel kayması olan hastalar için en ideal sporlardan biridir. Suyun kaldırma kuvveti omurgaya binen yükü sıfırlar, bu da sinirlerin rahatlamasını ve bel kaslarının güvenli bir şekilde güçlenmesini sağlar.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Eğer omurga hareketli bir şekilde kaymaya devam ediyorsa (instabilite), sadece siniri rahatlatmak yetmez; bölgenin sabitlenmesi gerekir. Bu durumda halk arasında platin denilen vida ve rot sistemleri (enstrümantasyon) kullanımı standart tedavi yöntemidir.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Korse, özellikle akut ağrılı dönemlerde beli desteklemek ve hareketi kısıtlamak için kullanılır. Ancak uzun süreli kullanım bel kaslarını zayıflatabilir. Korse bir destekleyicidir, kaymayı tamamen iyileştiren bir ana tedavi aracı değildir.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Bel fıtığı, omurlar arasındaki yumuşak diskin yerinden oynamasıdır. Bel kayması ise doğrudan omur kemiğinin kendisinin bir bütün olarak yer değiştirmesidir. Kayma, fıtığa göre daha yapısal ve genellikle daha stabilite bozucu bir sorundur.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Ağır yük taşıyan işçiler, jimnastikçiler, halterciler ve osteoporozlu (kemik erimesi) yaşlı bireyler yüksek risk altındadır. Ayrıca genetik olarak omurga eklemleri zayıf olan kişilerde de sık görülür.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Statik MR veya röntgen kaymanın derecesini gösterir ancak kaymanın “hareketli” (instabil) olup olmadığını göstermez. Öne ve arkaya eğilerek çekilen röntgenler, omurganın hareket sırasında ne kadar kaydığını belirlemek ve ameliyat kararını netleştirmek için kritiktir.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Kesinlikle hayır. Hastanın ağrısı kontrol altındaysa, nörolojik kaybı yoksa ve kayma ilerlemiyorsa ameliyatsız takip (konservatif tedavi) en doğru yoldur.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Genellikle Grade 1 (omurun %25’inden azının kayması) olan ve klinik olarak stabil olan vakalar, fizik tedavi ve periyodik kontrollerle ameliyatsız takip edilebilir.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Korse kaymayı “iyileştirmez”. Sadece o bölgedeki mekanik hareketi kısıtlayarak ağrının azalmasına yardımcı olur ve hastanın iyileşme sürecinde konfor sağlar.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Bu yöntemler, sinir kökü baskısına bağlı oluşan bacak ve bel ağrılarını dindirmede %70-80 oranında başarı sağlar. Ameliyat olmak istemeyen veya ameliyat riski yüksek olan hastalarda çok değerli birer alternatiftir.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Ameliyat genellikle genel anestezi altında yapılır. Önce sıkışan sinirler mikrocerrahi ile rahatlatılır (dekompresyon). Ardından, kayan omurları hizalamak ve sabitlemek için titanyum vidalar ve çubuklar yerleştirilir. Omurların birbirine kaynaması için araya kemik greftleri konulur (füzyon).
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Eğer vidalama ve füzyon (kaynama) işlemi başarılı bir şekilde gerçekleşmişse, aynı seviyede tekrar bir kayma olması tıbben beklenen bir durum değildir. Ameliyat o seviyeyi tamamen dondurur.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Hayır. Ameliyatlarda kullanılan malzemeler biyoyumlu titanyum alaşımlarıdır. Vücudun bu materyalleri “reddetme” veya alerji yapma durumu yok denecek kadar azdır. Organ naklindeki gibi bir “red” dokusu oluşmaz.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Hayır. Modern titanyum vidalar “MR uyumludur”. İşlemden sonra vücudunuzun herhangi bir bölgesi için güvenle MR çektirebilirsiniz; sadece vida bölgesinde görüntüde hafif bir parlama (artefakt) oluşabilir.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Genellikle uzay ve havacılık sanayisinde de kullanılan, çok dayanıklı, hafif ve vücutla tam uyumlu titanyum-alüminyum-vanadyum alaşımlarıdır.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Bu en büyük yanılgıdır. Omurganın toplam hareketinin büyük kısmı kalça ve diğer omur seviyelerinden gelir. Bir veya iki seviyenin sabitlenmesi hastanın yürümesini, eğilmesini veya günlük aktivitelerini kısıtlamaz. Aksine, ağrı geçtiği için hastalarımız daha esnek ve rahat hareket ederler.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Eğer kemik kaynaması (füzyon) sağlıklı bir şekilde gerçekleşirse vidalara binen yük kalkar. Ancak aşırı kilo, kontrolsüz hareketler veya sigara kullanımına bağlı kaynama gecikmesi olursa nadiren vida gevşemesi veya kırılması görülebilir. Bu durum genellikle hastanın talimatlara uymamasıyla ilişkilidir.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Hayır, bu vidaların bir son kullanma tarihi yoktur. Kemik kaynaması sağlandıktan sonra ömür boyu vücutta kalabilirler ve herhangi bir sorun yaratmadıkça çıkarılmaları gerekmez.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Bir seviyenin sabitlenmesi, komşu seviyelere binen yükü bir miktar artırabilir. Buna “Komşu Segment Hastalığı” denir. Ancak doğru cerrahi teknik ve ameliyat sonrası düzenli egzersiz ile bu risk minimize edilebilir.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Hayır. Modern titanyum platinler hassas güvenlik kapılarını genellikle tetiklemez. Çok nadir durumlarda öterse, doktorunuzdan alacağınız bir ameliyat kartı veya raporu durumu açıklamanıza yeterli olacaktır.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Genellikle ameliyattan 4-6 hafta sonra, doku iyileşmesi sağlandığında ve doktorunuz onay verdiğinde kademeli olarak normale dönülebilir.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Hayır, beldeki vidalar hamile kalmaya veya doğuma engel teşkil etmez. Ancak hamilelik öncesinde kemik kaynamasının tamamlanmış olması (genellikle ameliyattan 1 yıl sonra) anne sağlığı için daha uygundur.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Genellikle kemik ve vida stabilizasyonunu desteklemek amacıyla ilk 4 ila 6 hafta korse kullanımı tavsiye edilir. Sonrasında kasları güçlendirmek için korse kademeli olarak bırakılır.
Op. Dr. M. Levent Deniz’in Yanıtı: Kemik kaynaması biyolojik bir süreçtir ve tam olarak gerçekleşmesi 6 ay ile 1 yıl arasındadır. Bu durum periyodik olarak çekilen röntgen ve BT filmlerinde, omurlar arasında yeni kemik köprülerinin oluşmasıyla takip edilir.